26.10.2006 · Kategori: Haberler
11 Eylül saldirisinin ardindan özellikle Amerika ve Avrupa’da islamiyet’e karsi ilgi artti. Bugün Avrupa geneline yayilmis 30 milyonu askin Müslüman var. AB üyesi müslüman nüfus; Avusturya'nin 2.5, Danimarka'nin 3, Slovenya'nin 6, Estonya'nin ise 10 kati büyüklükte. ABD’de ise yilda tam 500 bin Amerikali Müslüman oluyor. Bu da her 24 saatte Amerika'da bin 300 kisinin müslüman oldugu anlamina geliyor. Dinlerin dönemlerini kapattiklarini ileri süren Auguste Comte; 'Tanri öldü' diyen Niectshe; üretici güçlerin gelismesiyle dinin kendiliginden yok olacagini söyleyen Karl Marks sözlerini tüketti; ama din yeniden konusmaya basladi. 15 binden fazla din ve mezhebin bulundugu dünyamizda; aradigini bulamayan insanlik büyük bir arayis içinde acaba 'hangi din' sorusuna cevap ariyor. islâm'i kabul edenlerin sayisinda görülen büyük artis, bu soruya verilen 'dogru cevaba' isaret ediyor. Dünya genelinde islâma olan ilgi her geçen gün artarak devam ederken, Kuran'i Kerim'i okuyup Hz.Muhammed'in hayatini inceleyen pek çok kisi islam'i seçiyor. Bunun yani sira islâm'i yasamaya henüz baslamasalar bile, insanlar için en uygun hayat tarzinin Kur'an'da anlatilan hayat oldugunu dile getiren azimsanamayacak pek çok insan var. Avrupa'da en hizli yayilan din "islam" Müslüman nüfus, yasli kita Avrupa'da hizla yayiliyor. Avrupa Birligi üyesi ülkelerin birçogunda Müslümanlar en kalabalik azinlik. Ancak bu, Müslümanlarin bulunduklari ülkelerde sosyal ve siyasi sartlara göre; haklarina ve özgürlüklerine tam olarak kavustuklari anlamina gelmiyor. Birçok Avrupa ülkesinde, Müslümanlardan sayica çok daha az olan azinliklar daha genis haklara ve özgürlüklere sahipler. Bunun sebeplerinden belki de en önemlisi Müslümanlarin kendi içlerinde düzenli bir örgütlenmeye gitmemeleri ve "Müslüman" üst kimligi çatisi altinda dayanisma gerçeklestir(e)memeleri. Buna bir de Müslüman varligindan rahatsiz olan emperyalist güç odaklarinin, gelisen siddet ve terörün müsebbibi olarak Müslümanlarin tümünü hedef alan politikalari eklenince, Avrupa'nin öncülügünü yaptigi hak ve özgürlük söylemi Müslümanlar açisindan laf kalabaligindan öteye gitmiyor. Bugün 3.5 milyonu Almanya'da, 2 milyonu ingiltere'de, 4-5 milyonu Fransa'da, olmak üzere Avrupa geneline yayilmis 30 milyonu askin Müslüman var. 20 milyon Müslüman ise Avrupa Birligi'ne üye ülkelerde yasiyor. Hollanda ve Yunanistan nüfusundan 5 milyon daha fazla olan AB üyesi müslüman nüfus; Avusturya'nin 2.5, Danimarka'nin 3, Slovenya'nin 6, Estonya'nin ise 10 kati büyüklükte. Avrupa'nin 60'li yillara dek islâm dünyasini hiç tanimadigini söyleyen italyan Profesör Gabriel Mandel, o günden bu zamana kadar sadece italya'da islâmin yayilmasini su sözlerle ortaya koyuyor: "italya'da 1.5 milyon Müslüman var. Bundan 30 sene önce her sene, bir italyan Müslüman oluyordu. 20 sene önce bu süre bir aya düstü, ayda bir kisi Müslüman oluyordu. 10 sene önce de haftada bir kisi Müslüman oluyordu. Günümüzde ise her gün onlarca kisi Müslüman oluyor." Bütün Katolik aleminin kalbi durumundaki Vatikan kilisesini içinde barindiran italya' nin baskenti Roma'da Avrupa'nin en büyük camisi bulunuyor. Roma camisi ayni anda iki bin kisinin namaz kilabilecegi büyüklükte. ingiltere'deki Müslümanlarin sayisi da iki milyonu geçiyor. 1000'e yakin cami ve mescit bulunan ülkede, ingiliz hükümeti sayilari Müslümanlardan çok daha az olan Yahudilerin ve Hindularin kurduklari okullara yardim ettigi halde islâmi özel okullara hiç bir maddi destekte bulunmuyor. Yani Müslümanlara yönelik çifte standart son sürat devam ediyor. Fransa'da da Müslümanlar, Katoliklerden sonra ikinci büyük kitleyi olusturuyorlar. Fransa'daki Müslümanlarin 600 bin kadari Fransiz asilli. islâmin giderek yayilmasi bir tarafa Fransiz yönetimini endiselendiren gelisme, bu ülkedeki Müslümanlardan islâm'i bir bütün olarak hayatlarina geçirmeye çalisanlarin sayilarinin sürekli artmasi. Bu yüzdendir ki, Avrupa ülkeleri içinde islâmi gelismeyi en çok gündeme getiren ve en çok problem eden ülke Fransa. Fransiz yönetimi islâmi gelismeyi kismen dizginleyebilmek için Müslümanlarin dini hürriyetlerini kisitlamaya çalisiyor. Bunu da "entegrasyon" adini verdigi bir anlayisa dayandiriyor. Bütün Avrupa ülkelerinin benimsedigi "Entegrasyon" politikasi ile kastedilen ise aslinda "asimilasyon Avrupa ülkelerini kaygilandiran kendi vatandaslarinin müslüman olmasi. Örnegin Fransiz asilli birisi islâm'i seçtiginde, ana dilini iyi bildigi ve Fransizlarin düsünce tarzini anladigi için tehlikeli. Çünkü bu sayede islâmî teblig daha hizli oluyor. Avrupa'da Türkler ya da Alamancilar Müslüman isçiler, yapilan antlasmalar çerçevesinde 1961 yilinda Bati Avrupa'ya gitmeye basladilar. ilk gidenler ise Almanya'da çalismaya baslayan Türk isçilerdi. 44 senelik bir geçmise sahip olan Bati Avrupa'daki vatandaslarimizin, bugünkü durumu 20-25 sene öncesine nazaran çok daha kötü. Çocukluk veya gençlik devresini Türkiye'de tamamlamis olanlar Bati Avrupa ülkelerine gittiklerinde belli bir kimlik-kültür birikimine sahipti. Büyük çogunlugu henüz bekar veya yeni evlenmis olmalari itibariyle okul çagina gelmemis çocuklarin sahipleriydiler. Toplu ibadet yapabilecekleri mabetleri olmasa da, milli-manevi kimliklerini kaybetme endisesi yoktu. iste, zamaninda olusan o kültürel kimlik alt yapisi sayesinde birinci nesil ve kismen ikinci nesil Türkler, Bati Avrupa'daki cami derneklerinde milli/dini vecibelerini yasamak ve yasatmak için olaganüstü diyebilecegimiz bir mücadele örnegi sergilediler. Oysa üçüncü ve dördüncü kusak adeta asimile olmus vaziyette. Avrupa'daki Müslümanlar, simdi gittikçe kendilerinden uzaklasan, bin bir mesakkatle vücuda getirdikleri camilerin semtine bile ugramayan, nesillerinin kaygisini yasamaktalar. Almanya, Avrupa Birligi'ne dahil ülkeler içerisinde en fazla müslüman nüfusa sahip olan ülke konumunda. Türkler bu ülkenin en büyük müslüman kesimini olusturmakta. Bati Avrupa'da yasayan en kalabalik müslüman azinlik Türkler oldugu gibi, en teskilatlisi da Türkler. "Almanya'daki bin 200 civarinda cami derneginden bin tanesini Türkler idare ediyor. Ancak Müslümanlarin gerek çok sayida dernek ve cami cemaati olarak rekabet içinde olmalari gerekse birçok konuda ihtilafli oluslabazilari için; 'Müslümanlarin ortak bir tavirsergileme yeteneginden yoksun olmalari'nin delili. Müslümanlarin dini bilinçleri artiyor; ama Türklerin? Avrupa'daki Müslümanlarla ilgili yapilan arastirmalarin ortaya koydugu bir baska gerçek daha var. Bir yandan Müslümanlarin sayisi artarken, bir yandan da Müslümanlar arasinda dini bilinçlenme de artiyor. Fransiz Le Monde gazetesinin Ekim 2001 tarihinde yaptirdigi bir ankete göre; Avrupa'daki Müslümanlar, 1994 yilinda yapilan arastirmaya oranla daha çok namazlarina devam edip, daha çok camiye gitmekteler; oruç tutanlarin sayisi da 1994'e oranla çok daha fazla. Üstelik bu bilinçlenme daha çok üniversite ögrencileri arasinda görülmekte. Fransiz Emniyet istihbarati son yillarda islâm'i kabul edenlerin asiri çogalmasi üzerine Temmuz 2005'te bir rapor hazirlamis. Müslüman olanlarin yas ortalamasinin 32 oldugu belirtilen rapora göre; evlilik sebebiyle Müslüman olanlarin orani yüzde 27. Davet ve teblig neticesinde Müslüman olanlarin orani ise yüzde 15. Raporda ilginç bir ayrinti Türkiye kökenli Müslümanlarin Fransa'daki durumunu göstermesi açisindan düsündürücü bilgiler içeriyor. Cezayir, Fas ve Tunus kökenli Müslümanlarin bulundugu bölgelerde Müslümanligi kabul edenlerin daha fazla oldugu vurgulanan raporda, Fransa'nin dogusunda yogun olarak yasayan Türkiye kökenlilerin bulundugu bölgelerde islami seçenlerin oraninin ise çok az oldugu ifade ediliyor. Ancak sunu da belirtmek gerekir ki Avrupa Birligi raporlarina göre; su anda üye ülkelerde yasayan 20 milyon Müslüman 2025 yilinda 100 milyona ulasacak.11 Eylül sonrasi ABD'de islam islâmi yönelisin en dikkat çektigi ülkelerden biri, Amerika Birlesik Devletleri. Amerikan halkinin islâm'a olan ilgisi 2001 yilinin son çeyreginde doruga tirmandi. Bunda kuskusuz 11 Eylül'de Dünya Ticaret Merkezi'ne yönelik gerçeklestirilen saldirilarin önemli bir etkisi var. Basta Müslümanlar olmak üzere tüm dünyanin siddetle kinadigi bu saldiri, bir anda insanlarin -özellikle Amerikan vatandaslarinin- dikkatlerini islâm'a çevirmelerine neden oldu. Bu ilgi pek çok ülkede islâm'a yönelen insanlarin sayisinda önemli bir artis sagladi. ABD'de bu ülkeler arasinda. Amerika islâmi iliskiler Konseyi (CAiR) tarafinda yapilan bir açiklamada 11 Eylül saldirisindan sonra ABD'de iki ayda 24 bin kisinin Müslüman oldugu, bu sayinin, islâm'in Amerika'ya girisi tarihinden buyana gerçeklesen en yüksek seviye oldugu ifade edildi. Daha önce yilda ortalama 25 bin civarinda Amerikali Müslüman olurken, 11 Eylül olaylarindan sonra bu rakamin yaklasik iki ayda gerçeklesmesi dikkat çekici. ikiz kulelere yapilan saldirilar öncesi(1997) yapilan tahminler 6 milyonluk müslüman nüfusun 2020 yilinda 10 milyona ulasacagi ve islamiyet'in ABD'nin en büyük ikinci dini olacagi seklindeydi. Ancak tahminler 23 yilda degil 4 yilda gerçeklesti. 11 Eylül ile Amerika'da insanlarin islâmiyete karsi ilgisi artti. islâmlasma orani tam 4 kat artti. 1997'de 1100 olan cami sayisi günümüzde 6000'in üzerinde.Yilda tam 500 bin Amerikali Müslüman oluyor…
ALLAHU EKBER
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
